Mart 1971’de, Avrupa Konseyi, Ortak Pazar ülkelerini ekonomik ve parasal birliğe doğru götürecek Werner Planı’nı hazırlayıp kabul etti. Ülkeler, Werner Planı kapsamında, Avrupa para birimlerinin kendi aralarında dalgalanmalarını istikrara kavuşturmak üzerinde anlaştılar. Avrupa para birimlerinin kendileri arasında döviz kuru hareketleri küçülmekte (yılan), Dolara (tünel) karşı ise göreceli olarak büyük kalmakta idi. Bu nedenle, bu sistem “tüneldeki yılan” (snake in the tunnel) ismini almıştı. 1971 yılının aralık ayında Belçika, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, İsveç, İsviçre, İngiltere ve ABD’den oluşan (Groups of Ten) ülkeler Washington’da Smithsonian enstitüsünde toplanmışlar ve Smithsonian anlaşmasını oluşturdular. Bu anlaşma ile ABD Dolarının esas yabancı ülke paralarına göre %8 oranında değeri düşürüldü. Fakat çok kısa süre içerisinde Amerikan Dolar kurundaki bu devalüasyon oranının yetersiz olduğu ortaya çıktı. Dolara spekülatif hücumlar karşısında 12 Şubat 1973 tarihinde %10 oranında yeni devalüasyon yapıldı. Fakat spekülatif hareketler o kadar yoğundu ki, 1 Mart-18 Mart 1973 tarihleri arasında döviz piyasaları kapatılmak zorunda kaldı. Döviz piyasaları 19 Mart’ta yeniden açıldığında Japon ve esas Avrupa para birimleri Dolar karşısında serbest dalgalanmaya bırakıldı. Başlangıçta bu geçici bir düzenleme olarak düşünülse de, yeni bir dönem – esnek kur sistemleri dönemi başlıyordu.